Site Rengi

DOLAR 7,8531
EURO 9,4212
ALTIN 447,147
BIST 1328,73
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 14°C
Yağışlı

Salgın karşısında toplumun bir kesiminde zamanla ruh hali değişti

Türkiye’de koronavirüs vakasının ilk kez tespit edilmesini takiben vatandaşların bu konuya ilişkin farkındalık düzeylerini, endişelerini …

Salgın karşısında toplumun bir kesiminde zamanla ruh hali değişti
01.07.2020
54
A+
A-

Türkiye’de koronavirüs vakasının ilk kez tespit edilmesini takiben vatandaşların bu konuya ilişkin farkındalık düzeylerini, endişelerini, değişen davranışlarını ortaya koyuyor ve hükümetin bu konudaki politika ve uygulamalarının kamuoyundaki yansımalarını düzenli olarak takip ediyor. Araştırmanın 12. Döneminden verilerle hazırlanan derlemede Toplumun Endişe Düzeyi, Maske Kullanımına Bakışı ve YKS Gündemiyle ilgili olarak kamuoyunun nabzı tutuldu.

Salgın Karşısında Endişeli mi Yoksa Rahat mıyız?

Ipsos Koronavirüs Salgını ve Toplum Kamuoyu Araştırmasından elde edilen verilere göre; Vatandaşların yarısından fazlası (%56) salgının ilk döneminden bu yana endişeli ruh halini sürdürüyor. Tam tersine ilk günden bu yana rahat hissedenler çok daha küçük bir kesim (%7). Toplumun bir kesiminin ise zamanla ruh hali değişmiş. Her 4 kişiden 1’i (%27) endişelerinden zaman içinde sıyrılıp rahatlarken, ilk dönemdeki rahatlığın yerine endişeli ruh haline büründüklerini söyleyenlerin oranı %10 seviyesinde.

“Herkes Maske Taksın!”

Normalleşme sürecinin vaka ve ölüm sayılarında artışa neden olup ikinci dalganın yaşanabileceğine dair toplumda ciddi bir endişe var. Bu çerçevede salgınla mücadele kapsamında 45 ilde maske takma zorunluluğu getirilmesini vatandaşlar doğru buluyor.

Bu görüşün altında, diğer vatandaşların aldığı bireysel önlemlerin yetersiz olduğu ve dolayısıyla bu tür kamusal tedbirlere ihtiyaç olduğu düşüncesi de yer alıyor.

Koronavirüsten korunmak için maske kullanımına dair sadece devletlerin aldığı kararlar farklılık göstermiyor, aynı zamanda Dünya Sağlık Örgütü, Amerika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC) gibi kuruluşların da tavsiyeleri zaman için değişiklik gösterdi. Bu kuruluşların bugünkü tavsiyesi bireylerin cerrahi maske veya kumaş maske kullanmaları yönünde, yüz solunum maskelerinin sağlık uzmanlarına bırakılması gerektiği vurgulanıyor. Cerrahi maske, bugün ülkemizde virüsten korunmak için toplumda en yaygın kullanılan maske (%80). Cerrahi maskeyi, %13 ile kumaş maske ve %5 ile N95 gibi yüz solunum maskeleri takip ediyor. Uzmanlar tarafından tek kullanımlık olan bu maskelerin uzun saatler veya ertesi gün kullanılmaması tavsiye ediliyor. Bireylere tek kullanımlık bu maskeleri ne kadar süre kullandıkları sorulduğunda büyük çoğunluk sadece bir gün kullandıklarını beyan ediyor. Ancak toplumun 1/5’inin tekrar kullanmak üzere maskesini sakladığını görülüyor.

Kumaş maskelerin virüsten yeteri kadar koruma sağlayıp sağlamadığına dair farklı kurumaların farklı beyanları oldu. Her ne kadar son dönemde sağlık kuruluşları vatandaşları kumaş maskeye yönlendirse de vatandaşların kumaş maskeyi yaygın kullanmamasının bir nedeni de bu kafa karışıklığı olabilir. Tek kullanımlık maskelerin yarattığı çevre kirliliği ise başlı başına bir konu.

Türkiye’de maske kullanmanın artık bir norm haline geldiğini söylenebilir. Salgının 3. haftasından itibaren maske kullanımı çok yaygınlaştı. Bugün salgından korunmak için maske kullananların oranı %98 seviyesinde.

Öte yandan farklı okazyonlarda maske kullanımı sorgulandığında maskeyi her zaman kullanmadığını beyan edenlerin oranı %25’lere kadar yükseliyor. Her zaman maske kullanmayanların temel gerekçesi maske kullanmayı fiziksel olarak zor bulmak (%35). Bu gerekçeyi, maskenin ücretli olması, pahalı olması, ücretsiz temin edememek gibi gerekçeler takip ediyor (%24). Sosyal mesafenin korunduğu için maskeye ihtiyaç duymamak da dile getirilen gerekçeler arasında yer alıyor.

Maskenin koruyucu olduğuna inanmadığı için maske kullanmayanların oranı ise %8 ile sınırlı.

Daha önce 20-21 Haziran tarihlerinde yapılması planlanan YKS diğer bir ifadeyle üniversite sınavı salgın nedeniyle YÖK tarafından 25-26 Temmuz tarihlerine ertelenmişti. Normalleşme takvimi kapsamında sınav tarihinde tekrar değişiklik yapılarak 27-28 Haziran tarihlerinde yapılmasına karar verildi. Ipsos’un Koronavirüs Salgını ve Toplum Kamuoyu araştırmasının son döneminde; 2.5 milyona yakın öğrencinin gireceği üniversite sınavının bu tarihte yapılması konusunda genel kamuoyunun görüşü alındı. Toplumun %59’u sınavın bu tarihte yapılmasını yanlış bulduğunu ifade etti. Doğru bulanların oranı ise %27 ile sınırlı kaldı.

Sınav esnasında maske kullanımı, sınav salonuna girişte ve sınav esnasında sosyal mesafeye uyulması, sınav salonun dezenfekte edilmesi gibi kuralların toplumda gençler adına hissedilen endişeyi ancak kısmen azalttığı söylenebilir. Bu soruya verilen cevabı, gençlerin salgın nedeniyle psikolojik olarak sınava hazır olmadığı ve salgın devam ederken sınav yapılmasının doğru görülmediği şeklinde yorumlamak mümkün. 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.